Politikanın çirkin yüzünü de gören Şengül Deniz’in amacı İshøj’a hizmet

İlk defa 2005 yılında Sosyal Demokrat Parti’den İshøj (Türkçe telaffuzu: İshoy) Belediye Meclisi’ne seçilen Şengül Deniz, partisinden ayrılış sürecini ve kuruluşunda yer aldığı İshøj Listesi’nin (Ishøjlisten) hedeflerini İskandinavya TV’den Davut Çolak’a anlattı.
(Fotoğraf: Davut Çolak © NordicTurk)

Davut Çolak: Şengül hanım bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz. Bize kendinizden bahseder misiniz? Danimarka’ya ne zaman geldiniz, siyasete ne zaman ve hangi partiden atıldınız?

Şengül Deniz: Bende sizlere teşekkür ederim. 1970 Konya Ömeranlı doğumluyum. Herkesin geldiği gibi babamın aracılığı ile 1977 yılında geldik. Hep İshoy’da yaşadım. Çocukluğum, gençliğim hem İshoy’da geçti. 4 kardeşiz. Üç tane erkek kardeşim var. Küçük bir çekirdek aileyiz. Mesleki hayatımda ise pedagogum. Bunun dışında 3,5 yıl aile terapistliğini aldım. Şuan Kopenhag’da psikolojik sorunları olan gençlerle çalışıyorum.

Politikaya istemeyerek girdim

Davut Çolak: Şengül hanım dolu dolu bir geçmişiniz var. Peki siyasete ne zaman ve hangi partiden atıldınız. Sizi siyasete iten sebepler neydi?

Şengül Deniz: Ben çocukluk ve gençlik dönemlerimde, toplumun içindeki birtakım sorunlar hep ilgi alanıma giriyordu. Az önce bahsettiğim proje kapsamında 2002 yılında İshoy’da bir panel hazırlandı. Panelin ismi Diyalog Forum’du. Panelin konusu yabancı gençlerdi. Ama panelde hep erkekler yer alıyordu. Bende projede hiçbir bayana yer verilmediği ve kızların sesi olunamayacağı fark ettim. Ben hemen bunu yazdım. İshoy’da madem ki uyum, entegrasyon konuşulacak, ama siz sadece genç erkekleri ele almışsınız. Genç kızlara yönelimesin gerektekini söyledim. Bu önerim kabul edildi. Sonrasında panelde bayan olarak sadece ben yer aldım. O zaman panele politikacılar da çağrılmıştı. Bundan benim haberim yoktu. Şu anki belediye başkanımız o zaman eğitim komisyonunda başkanlık yapıyordu. Konferansta ara verildi ve direk benim yanıma geldi. Benim bakış açımı çok beğendiğini, politikada aktif olup olmadığımı ve politikaya girmek isteyip istemediğimi sordu. Ben aktif olmak istemediğimi söyledim. Kendisi ise bana ‘benci siz yine de bir düşünün’ dedi. Ben ise hiçbir zaman politikayı düşünmediğimi ve düşünmeyeceğimi söyleyip birbirimizden ayrıldık.

Ben belediyede çalıştığım için, beni tekrar bulması çok zor olmamıştı. 2-3 gün sonra beni birisi aradı ‘Ole sizinle görüşmek istiyor, bir toplantı ayarlar mısınız’ diye. Toplantıya geldim. O dönem Sosyal Demokratların adayı olarak seçimlere hazırlanıyordu. Kendisi her şeyi ayarlamış, formu doldurmuş sadece benim imzam kalmış. Ben imza atmak istemedim. Bu konu üzerine düşünmediğimi, politikaya atılmak istemediğimi söyledim. Kendisi ise bana, “bence sen sosyal demokratlara üyeliğini yap ama istersen aday olma. Sadece o grubunda sesi bulunsun diye istiyorum” dedi. Öyle deyince bende kabul ettim ve imzamı attım. Aradan 6-7 ay geçmeden bizim eski belediye başkanımız Per Madsen seni aday olarak göstermek istiyoruz dedi.

Ben hiç hazırlıklı değilim. Politikanın nasıl yürütüleceğini, kendimi nasıl tanıtacağımı bilmiyorum. Ayrıca ben insanların karşısına çıkıp bana oy verin diyebilecek bir yapıda da değilim. İnsanların kendi kararları sonuçta kime oy verip vermeyecekleri. Ama ısrarlı çağrılar sonucunda 2005 yılındaki seçimlerde sosyal demokratlardan aday oldum.

Ben bütün İshoy için çalışmak istiyorum

Seçimlerde 165 oy aldım. İshoy’un seçmenine ve benim çok aktif çalışmamama rağmen 165 oy çok ciddi bir oy. Bu tabi benim İshoy’da büyümem, iş hayatımın buruda geçmesi, birçok insanı tanımamdan kaynaklıda olmuştur. İnsanlara o güveni vermiş olmaktan da çok mutluyum. 165 oy aldıktan sonra hem çok sevindim hem de çok korktum. Sevindim insanlar bana güvendikleri için. Korktum, bana güvenen bu insanları temsil edebilecek miyim, bu insanların sesi olabilecek miyim. O korku halen bende vardır. İnsanlara seçimlerde tutamayacağım sözleri vermek istemiyorum. Gün içerisinde insan kendi kendini aldatabilir, oyalayabilir ama akşam tek başına kaldığında vicdanın seni rahatsız ediyorsa doğru şeyler yapmamıştırsın. Ben buna çok dikkat ederim.

Davut Çolak: Şengül hanım siyasete atılma sürecinizi dinledik. Bu yıllar içerisinde ne gibi vaatlerde bulundunuz, bunların hangilerini yerine getirebildiniz. Şimdi 4. Dönem için de adaysınız. Geçmişe baktığınızda 15 yıl nasıl geçti sizin açınızdan?

Şengül Deniz: Dolu dolu geçti. Politika, dışardan bakıldığı gibi kolay değil. Bir anlamıyla sanattır. Bir toplantıya oturduğunuzda hem alacağınız kararları düşünmeniz gerekiyor hem bu karanların toplumu nasıl etkileyeceğini anlamanız gerekiyor. İnsanlarla sürekli diyalog içinde olman gerekiyor ki kararlar alındığında faydaları ve zararları nelerdir iyi anlayabilesiniz.

Davut Çolak: Şengül hanım önceden Sosyal Demokrat Parti’deydiniz Özellikle Ole’da 40 yıldır İsoy Belediye Meclisi’nde ve 20 yılını belediye başkanlığını yapmış. Sizde şimdi İshoy listesine geçtiniz. Bununla ilgili neler söylemek istersiniz?

Şengül Deniz: Ben 2000’li yılların sonlarına doğru tesadüfen politikaya atıldım. Politikaya Sosyal Demokrat Parti’den başladım. Zaman içerisinde tecrübe kazanıyorsunuz, politikayı anlayıp içindeki oyunları daha iyi görüyorsunuz. Politikanın çirkin yüzünü de görebiliyorsunuz.

Politikanın çirkin yüzünü de gördüm

Az önce yaptığım çalışmalardan bahsederken gençlerimizin İshoy’u sahiplenmeleri gerektiğini anlatmıştım. Ama o duyguyu ben sosyal demokratlarda hissetmedim. Seçim dönemlerinde benim gibi yabancı encümen üyelerine camileri ziyaret edin, yabancı dernekleri ziyaret edin deniyordu.

Ben İshoy’un bir politikacısıyım. Benim özellikle yabancı bir derneğe, camiye gitmem gerekmiyor. Tabi ki oralara gidip on insanları bilgilendirmek isterim. Ama sanki bir etiket yapıştırır gibi; ‘siz yabancısınız, biz onlara ulaşamıyoruz, siz onları ulaşırsınız’. Ben bunu hiçbir zaman içime sindiremedim.

Bunun dışında Sosyal Demokratlarda ailevi kontenjanlar çok fazla. Sosyal demokratlarının yarısı şu anki sosyal demokrat adaylarının ailesidir. Eski belediye başkanının kızının orada bulunması gibi. Gerçi oda partiden sonra ayrıldı. Diğer yarısı da onun ailesi. Biz iki aile arasında kalıyorduk. Son dönemlerde bu biraz daha açığa çıktı. Güç mücadelesi başladı. Yaş itibariyle Ole’nin iktidardan ayrılması, Ole’nin yerine kim oturacak tartışmalarının başlaması. Parti içindeki kimi insanlar işte bize sormadan adayımız herhalde bu olacak demeleri gibi benim içime sinmeyen bazı oyunlar oynanıyordu. Bende şeffaf ve dürüstlükten yana olduğum için rahatsız oldum.

Kendi partimin buna benzer uygulamalarının üstünü örtmekten yoruldum. Daha sonda Entegrasyon Bakanımızın sürekli yabancı bayanları, yabancıları gündeme getirmesi bizim buradaki çalışmalarımıza ayak bağı olmaya başladı ardık. Biz burada entegrasyon çalışmalarında sürekli beraberiz vurgusunu yapıyoruz ama yukarıdan ise sürekli yabancı olduğumuz hatırlatılıyor. Bu tür şeyler beni çok rahatsız etti. Sonrasında parti içerisinde içten içe saygı çerçevesini kaybettik.

(Fotoğraf: Davut Çolak © NordicTurk)

Ayrılma kararını almam kolay olmadı

Bulunduğum ortam demokrasiye bir faydası yoksa oradan çıkmak gerekiyor. Bunun İshoy’a bir faydası da olmaz. Tamamen tek yönlü bir çalışmadır. Bunlar benim kişiliğime ters geldiği için bıraktım. Sadece ben ayrılmadım, birçok arkadaşımız ayrıldı.

Medya da makam arabasını kullanıyor gibi kötü çizimler yapıldı. 21 yıldır makam arabasını kullanıyor, daha önceden niye gündeme getirilmedi. Kendisi gitmediği için başka yollardan göndermeye çalıştılar. Buda beni çok düşündürdü. Benim kişiliğime çok ters şeyler. Bir insan yıllarca partiye bir şehre emek veriyor, sonra bunun kariyerine bu şekilde son verilmek isteniyor. Bunu da bizim partimiz yapıyor.

Bundan sonraki dönemde de İshoy listesinden adaylığımı koymak istiyorum. Çünkü benim güce ihtiyacım yok, ben İshoy’a hizmet etmek istiyorum. Bu liste Bu liste Danimarka çapında herhangi bir parti değil. Ama İshoy halkına hizmet edebilmek için böyle bir çalışmaya gerek vardı. Bende şu an onu yapıyorum. İshoy’a hizmet etmek için, herkesin mutlu olması, insanların bir birini anlaması, dinlemesi, alınan kararların hepimizin günlük hayatına kolaylık getirmesi için İshoy listesini yaptık.

Davut Çolak: İshoy listesinin seçim vaatleri nelerdir. Vaatte bulunmayı pek tercih etmiyorsunuz ama arkanızda bir parti olmadan, yerel bir parti listesiyle seçimlere giriyorsunuz. Seçilirseniz neler yapmayı hedefliyorsunuz?

Şengül Deniz: Ben büyük bir partinin arkasına sığınmak yerine İshoy halkının arkasına yaslanmak istiyorum. Bizim amacımız İshoy’a hizmet etmek.

Bizim vaatlerimiz arasında; 125 ırkın aynı çatı altında nasıl yaşayabileceğinin yöntemlerini geliştirmek. Gençlerimize daha rahat eğitim sağlamak. Birçok gencimiz eğitim alıyor ama staj görecek yer bulamıyor. Benim bütün hayatımda gençler olduğu için bu durumdan çok rahatsızlık duyuyorum. Bu gençlere staj alabilecekleri yerler kazandırmak gerekiyor. Çünkü staj almadıkları zaman eğitimleri yarım kalmış oluyor. İshoy’da yurt eksikliği çok fazla. Bunun üzerinde yoğunlaşıyoruz. Bunun dışında huzurevlerinde akşam vardiyasında pek kimse çalışmıyordu. Akşam vardiyasında da 5 kişi çalışabilecek bir konuma getireceğiz. Bunun dışında bizim gibi insanların da artık anne babaları huzurevlerine girmeye başladı. Bizim insanlarımızın orada rahat etmesi için ne yapabiliriz konusunda çalışmalarımız var. Kültürel aktiviteler benim için çok önemli. Bu konuya da ağırlık verdik.

Psikolojik sorunları olan gençlerimiz var. Bunu gençlerimizde çok fazlasıyla görebiliyoruz. Bunun nedeni ise iki kültürün arasında sıkışmalarından. Sürekli kendilerini dışlanmış hissediyorlar, kendi kültürü içerisinde de buna ayak uyduramadıklarını düşünüyorlar. Ben bu çocuklarımıza tost diyorum.

İshoy’un ekonomisi çok önemlidir. Artık birçok fabrika İshoy’da yer almaya başladı. İş hayatının iyi olması bizler açısından çok önemli. Hepimiz çalışarak vergimizi ödeyerek refah içerisinde bir yaşam sürmek istiyoruz. Bunları hayata geçirirsek İshoy için çok güzel şeyler yapmış oluruz. Tabi bunu tek başımıza yapamayız bunu halkımızla beraber yapabiliriz. Onun için seçimlerde tekrar beni görmek istiyorlarsa oylarına talibim.

Davut Çolak: Sizin de bahsettiğiniz gibi İshoy’da 120’nin üzerinde millet yaşıyor. Bunların büyük bir kısmini ise Türkiye’den gelenler oluşturuyor. Sizce onların en büyük sorunları nelerdir. Buradaki cami ve derneklerle nasıl bir çalışmanız var?

Şengül Deniz: İshoy’da 120’nin üzerinde değişik etnik kökenli insanlar yaşıyor. Bunların çoğunluğunu Türk, Kürt, Faslılar ve Pakistanlılar oluşturuyor. Bunlar 1970’li yılların ilk göçmenlerinden. Buradakilerin en büyük sorunu İshoy’lu olabilmeleri. Eğer siz ben İshoy için çalışıyorum, İshoy için dernek açıyorum yani kendilerini İshoy’lu olarak gördükleri zaman en büyük adımı atmış olursunuz.

Kendimizi İshoylu olarak görmeliyiz

Bizde hep bir eziklik vardır. Halen biz kendimizi yabancı olarak görüyoruz. Ama biz artık buralıyız. Çocuklarımız kendini yabancı olarak görmüyor. Buradaki asıl sorun anne-babalarımızın torunlarıyla iletişim kuramaması. Bu çok acı bir durumdur. Bütün çocuklar Danimarka’ca konuşuyor. Kendi ana dillerinden uzaklar. Bence büyük bir kayıptır. Bunun nedeni ise yıllardır bize dayatılan bir politikadan kaynaklıdır. Çocuklarınızla Danimarka’ca konuşun, Danimarka’da yaşıyorsunuz dayatmasından kaynaklıdır. Bu bir anlamda doğrudur ama çocuklarımız kendilerini ana dilleriyle ifade edemedikleri için Türkiye’ye gittiklerinde çok zorlanıyorlar. Oradaki aile bireyleri ile diyaloğa giremiyorlar. Tabi ki çocuklarımız yaşadığı ülkenin dilini bilmeli ama ana dillerinide bir kenara atmamalı. Ben bunu çok önemsedim. Benim ana dilim Kürtçedir. Ama bunun yanında Türkçeye ’de ağırlık verdim. Çocuklarıma da bunu öğrettim. Ama aile içerisinde bu bizim büyük eksikliğimiz. Bu şekilde kültürümüz kayboluyor. Oysaki bizim kültürümüz çok güzeldir. Tabi onarılması gereken, değiştirilmesi gereken yanları vardır. Ama genel olarak kültürümüz güzeldir. Her iki kültürüde bilerek bir yaşam tarzı yaratabiliriz.

Davut Çolak: 15 Yıldır İshoy Belediye Meclisi’ndesiniz. İshoy Belediyesi’nin ana dille ilgili politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz.

Şengül Deniz: Ana dil politikası meclis kararıyla belirlenen bir karardır. Biz bunu kaldırmadık ama belirli bir ücret karşılığında ana dil eğitimi veriliyor. Yani bir sınıfta yeterli talep gelirse eğitim veriliyor.

Davut Çolak: Ücretsiz hale getirilmesi için herhangi bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var mı?

Şengül Deniz: Yasalar meclisten geçiyor. Devletin aldığı kararları da çiğneyemeyiz. Ama üzerinde çalışılıp ücretsiz bir hale getirebilirsiniz. Ayrıca bir ailede 3 tane okuyan çocuk varsa bunların bir veya ikisinin ailenin ekonomik durumuna bakılarak ücretsiz olarak eğitim alabiliyor. Bu konuda kolaylık sağlınmış.

Herkesi sandığa gitmeye davet ediyorum

Davut Çolak: Son olarak İshoy listesi ve seçimler hakkında neler söylemek istersiniz.

Şengül Deniz: İshoy için en güzelinin olmasını talep ediyorum. Bende İshoy’lu olduğum için hangi parti seçilirse seçilsin benimde yaşamımı etkileyecektir. İshoy için hayırlısını talep ediyorum. Herkesin sandık başına gitmesini istiyorum. Boş oy kullansa bile demokratik hakkını kullanıp sandığa gidilmelidir. Bir şeylerin değişmesi isteniyorsa bir oy çok önemlidir. Bir oy ile kaybedende kazananda vardır. Verecekleri her oy ile sizin adınıza 4 yıl boyunca karar alacak insanları belirleyecekler. Demokratik haklarını kullanmak istiyorlarsa sandık başına gidip oylarını kullanmaları gerekiyor.

Davut Çolak: Şengül hanım İshoy listesinin seçilebilmesi için toplamda kaç oya ihtiyaç var?

Şengül Deniz: Her adayın meclise girebilmesi için 450 oya ihtiyacı var. Biz 9 adayız. Her adayın bireysel olarak 450 oy alması gerekiyor. Hedefimiz büyük. Çoğunluk olarak meclise girebilirsek biraz önce söylediklerimizi yaşama geçirmemiz daha kolay olacaktır. Tabi buna sonuç halk karar verecek. İshoy’da aslıda bir devrim yapıldı. Sosyal demokratların sürekli aynı hizada gitmesinin sonucunda şimdi bir değişiklik olma zamanıdır. Bu değişimi de halkımız gidip sandık başında tercihlerini ortaya koyarak belirleyecektir.

Davut Çolak: Şengül hanım bize zaman ayırdığınız için tekrar teşekkür ederiz.

Şengül Deniz: Davut bey ben teşekkür ederim. Umarım bütün Danimarka’daki seçim süreci güzel geçer. İshoy içinde hangisi hayırlısı ise onun olmasını isterim.

1 comment

Comments are closed.



Related Posts
Devamını Oku

Vestas’a siber saldırı

Dünyanın sayılı rüzgâr tirbünü üreticileri arasında yer alan Danimarkalı Vestas, bilgisayar korsanları tarafından fidye virüsü (ransomware) saldırısına uğradı.
error: Alert: Content is protected !!